Anasayfa » Mutsuz Olduğumuz İlişkiyi Neden Sürdürürüz?
Bazen mutsuz olduğumuzu fark ettiğimiz halde ilişkide olduğumuz bireyden uzaklaşmayı denemeyiz bile. Kendimize ilişkiyi devam ettirmek için çeşitli bahaneler uydurabilir, mantığa bürümeye çalışarak kusurlu davranışları, kişisel sınırlarımızın ihlal edilmesini ve bu toksik döngüyü kabullenmiş olabiliriz. Hatta bu durum yakın çevremiz tarafından eleştirilir ve buna bir son vermemiz konusunda daima baskı altında kalırız.
Tüm bunlara rağmen ilişkiyi sürdürmenin birkaç temel nedeni vardır.
Kendini yeterince değerli görmeyen kişiler ve çocukluk döneminde istismar ya da ihmal yaşamış bireyler kendilerine değer vermeyen kişilerle ilişki kurma eğilimindedir ve istismar edildikçe öz saygıları daha da zedelenir. Zamanla daha iyi bir ilişkide olamayacakları düşüncesi gelişir ve mutsuz da olsalar halihazırda yaşadıkları toksik beraberliğe yönelirler.
Kendilerine değer vermediklerinden genellikle beklentileri de düşüktür, ilişkilerde sorunların olacağı beklentisindedirler bundan dolayı karşılaştıkları olumsuz durumları “normalleştirirler”.
Kötü bir ilişki hiç ilişki olmamasından daha iyidir inancı bireylerin korkularının ve düşük öz saygılarının etkisiyle ortaya çıkar ve kişi mutsuz da olsa daha iyi alternatiflerin olabileceğini göz ardı ederek ilişkisini sürdürmeye devam eder.
Bir ilişkiye yapılan yatırımlar, ilişki sağlıksız hale gelse bile sona erdirilmesini zorlaştırır. Kişinin zaman, çaba ve enerji gibi unsurlar ile ilişkiye yatırım yapması, zarar görüyor olsa dahi, ilişkide olduğu partnerini bırakmasının zor hale gelmesine neden olur.
Aralıklı ödüllendirme, partnerinizin tutarsız şekilde davranışlarınıza dönüt vermesidir. Onun hoşuna giden bir davranışı yaptığınızda size sevgi gösterebilirken, aynı davranışa başka bir zaman tepkisiz kalabilir. Bu dönütler nedeniyle bağımlılık yaratan bir koşullanma oluşur, kendinize olan güveniniz sarsılır ve “belki bir sonraki sefer farklı olur” düşüncesiyle ilişkinize devam edersiniz.
Partnerimizin olumsuz yönlerini görmezden gelmek ve olumlu yönlerine odaklanmak ilişkiyi sürdürebilmenin oldukça önemli bir faktörü olsa da bazı durumlarda adeta gözümüze perde inmişçesine bize zarar veren ilişkide kalmamıza sebep olabilir.
Travma hoşnut olmadığımız deneyimlerden kaçınmaya yol açtığından, toksik ilişkilerde çoğu zaman olmaması gereken davranışlar göz ardı edilir veya unutulur. Bu şekilde bireyler istismar edildiklerinin farkında olmadan mutsuz oldukları ilişkiye devam ederler.
İlişkilerinde mutsuz olduğunu fark eden birçok kişi durumu kontrol ettiklerine ve bununla baş etmenin yollarını bulduklarına inanırlar. Partnerlerinin olumsuz davranışlarını görmezden gelerek, onları zaman zaman küçümseyerek veya onlardan kaçarak ilişkilerine devam ederler.
Mutsuz olduğunuz bir ilişkide kalmaya kararlıysanız bununla baş etme stratejileri geliştirmeniz doğaldır. Ancak burada dikkat edilmesi gereken, kontrol gerçekten de sizin elinizde mi yoksa kontrol edebildiğinizi mi sanıyorsunuz?
Mutsuz olduğu halde ilişkilerine devam eden birçok kişi, o an ilişki yaşadıkları bireyden başka seçenekleri olmadığı konusunda manipüle edilirler. Özellikle kriz anlarının ardından partnerleri bu kişileri sosyal çevrelerinden bile alıkoyarak onlara iyi gelen tek kişinin kendisi olduğuna inandırırlar. Bireyler yaşadıkları duygusal dalgalanmanın sonucunda manipüle olur ve ilişkide kalmaya devam ederler.
Aile düzeninin bozulmaması ve çocukların etkilenmemesi için mutsuz bir ilişkiye devam etmek eskiden çok daha yaygın olsa da günümüzde de birçok kişi bu sebeplerden ilişkisini sürdürüyor. Peki çocukların toksik bir ilişkiye şahitlik ediyor olması, ebeveynlerinin ayrılmasından daha iyi olabileceği inancı ne kadar doğrudur?
Ebeveynler olarak çocuklarınıza sevmeyi, sevilmeyi, ilişkideki birçok değeri ve birlikteliğin nasıl olması gerektiği konusunda öğretileri aktardığınızın farkına varmalısınız. Kendiniz mutsuz olduğunuz ilişkiye devam ederek çocuklarınıza da mutsuzluğa katlanmanın, bırakıp gitmekten daha iyi olduğunu öğretiyorsunuz.
WhatsApp us